Öyle garip bi kokusu var şimdi yağmurun…

Yazmaya vakit bulamıyorum ama bu son zamanlar. Yapacak bir yığın işlerim varken oturup öyle blog yazmak zor gelebiliyor ki çoğu zaman geldi. En son yazmış olduğum blog milli takımımızın çeyrek final maçı öncesiydi sanırım. Neyse..

Yaz yağmuru gibi hafif yağmurluyum, geceden kalma sinir harbi ve sonrası derin uykusuzluk. Can sıkıcı şeyler ve üstüne eklenen onlarca iş. Nedir efendim bu kadar seni zorlayan diyecekseniz söylediğimde “amaaan buna mı kasıyorsun kendini” diyebileceğini düşünerek yazmıyorum. Var mı itirazın?

Bugün ayın 16’sı ve günler öncesinden duyurduğumuz şiirkolik’in yayına girme süresine sadece 1 gün kalmış. Ve hala çalışmalar devam ediyor, bitti ama orası burası derken yine tonla iş çıkıyor. 17 temmuz sabahının köründe olan dersimden hiç bahsetmesem de yarına hiç iyi başlamayayacağımı anladınız artık. Neyse ki hoca iyi de yırtıyoruz biraz sıkılganlıktan.

Bursa’da yaz hiç çekilmiyor, denize girilecek yer yok ya da olan yerler pis. Ufacık havuzlarla kendimizi teselli etsek de o Karadeniz’imin hırçın dalgalarını aramıyor değilim. Bu yağmur da nereden çıktıysa artık hole bakan camımdan ufak ufak kokular geliyor; saf yağmur. İyi oldu galiba biraz bu hava, özlemiştik.

Şimdi ben çalışmaya devam ediyorum, tekrar görüşmek üzere.

Not: Valla ne yazdığımı ben de anlamadım (͡๏̯͡๏)