Ad: Serkan
Soyad: Bektaş
Doğum Tarihi: 26.12.1984
Doğum Yeri: Karadeniz Ereğli
İkamet: Bursa
Takım: Beşiktaş
Öğrenim: Uludağ Üniversitesi
« Karışık kavramlar içinde biri: B.E.N »
Yine o klasik soğuk kış aylarından aralık ayı… Bir çocuk bekleniyor… Adı henüz koyulmamış.. O zamanlar cinsiyet öyle bi’ kaç ay önceden bilinmiyor. Merakla bekleniyorum yani.. Güzel bir duygu olsa gerek beklenmek.. O zamanlar tadını çıkaramadım ki
Neyse lafı daha fazla da uzatmadan… 26.12.1984 gününde saati hatırlanmayan bir vakitte dünyaya gelmişim.. O günleri hatırlamıyorum ama soğuk zamanlarmış.. Karın yağıp yağmadığı konusunda da çeşitli söylentiler vardı çevremde..
Adım konusunda herkes bir şey söyleme derdi içindeyken, içlerinden biri içinden sinsice adımı çook önceden koymuş. BABAM.. Serkan olsun demiş ve çok tartışmalı geçen bu ad koyma faslı sona ermiş..
Bebeklik çağlarımda, şimdiki halimi inkar edercesine çok hırçın, çok inatçı bir yapıya sahipmişim. Bir de çok kavgacıymışım. Zaten alimden zalim doğar sözüyle devamlı haşır-neşirimdir. O da nerden çıktı!? Nerden çıktığını hemen söyleyeyim küçüklüğünde ve gençliğinde babam da çok hırçın ve gaddarmış
Bunu nerden biliyorum? Babamın kız kardeşleri (halalarım) bizleri bu konuda oldukça iyi aydınlattılar
Konunun da bayağı bi’ dışına çıktık yani..
Çocukluk çağlarımdan bi’ iki anıyla bu bölümü bitireyim. 4-5 yaşlarımdayken beni köye falan götürürlerdi. Köyde amcamın oğlu olduğu zamanlar ben köyden dönüşlerimi erteliyordum. Neden mi? Sen de çok soru soruyorsun ya.. Neyse söyleyeyim onu da.. Çünkü yaşıt olduğumuz için evimizde yapamadıklarımızı köyde yapabilme şansını buluyorduk.
Nerde kaldım.. Evet bebeklikten kalma bi’ anımı anlatıyordum. Bizim köyde 2-3 aylık bir köpeğimiz vardı. Adı biraz topik bir şeydi: Pamuş.. Çok severdim yavru dönemimden beri onu. Nasıl sevdiğimi şimdi anlayacaksın.. Bir gün ben Pamuş’u evin birinci katının balkonuna çıkardım. Güzel güzel oynuyoruz. Oynarken oynarken aklıma şeytanlık geldi. Şeytanlık da denmez buna ama işte.. Köpeği “çiş”e götürmek istedim. Kucağıma aldım dooğru yüznumaraya.. Zar zor taşıyarak yüznumaranın önüne koydum sonra içeriye çektim. Sonra “Hadi Pamuş yap bakalım “çiş”ini..” dedim. Köpek tınlamadı.. Bir dedim, iki dedim tınlamadı. Çok kızdım tabi. Nasıl olur da sözümü dinlemezdi kaypak bir köpek. Sonra tuttuğum gibi balkona getirdim. Sen misin bakalım “çiş” yapmayan diyerek evin balkonundan aşağıya attım.. O kadar yani. Sözümü dinlemeyen bir köpeği balkondan aşağı atarak cezalandırdım. Sen de çok güldün ciddi dur biraz.
Artık büyüdüm yani. Öyle kolay olmadı. Bebeklik çağımdan sonraki dönem zaten oradan oraya koşturmakla geçti. Bundan sonraki yaşam kısmım eğitimim ile olacak büyük ihtimalle.
06 16th, 2008 at 13:47
Öncelikle söylemeden geçemeyeceğim bir şey var. O buluşma yapıldığında orda olmasını istediğim insanlardan bitanesiydin. Seni tanımaktan ziyade yüzyüze görüşmek gerektiğini düşünüyordum. Kısmet değilmiş
Benim gözümde Serkan ise şudur.(Tanıdığım kadarıyla)
Serkan insanlara yardım etmesini seven. Soğuk taş kalpli gibi gözüken
Fakat tam tersine sıcak kalpli olan bir insandır. Etrafında olan insanların coğu onu yanlış tanıyıp ona tavır aldıkları için bence yanlış yaptıklarının farkında bile değiller.
Bir çok insan’a sorulduğunda Serkan. Kaba saba halden anlamaz bi tip şeklinde gözükebilir. Aslında bu Tam tersidir. Buda onu bence Şanslı kılmaya Yeterdir.
En azından etrafında boş insanlar’ın olmadığını o en iyi şekilde zaten bilmektedir.
En azından benim gözümdeki Serkan Budur.
İyiki seni tanımışım USTA. Bir günde kısmet olursa karşına çıkarsam harbi çakırkeyf olurum heralde.
Seni tanımak güzeldi.
Esen kal.
07 6th, 2008 at 16:59
selam serkan bey ben de samsunlu yum ist çalısıyorum tesadüfen seni gordüm okudum cok iyisim oyle işte kib………….