En Büyük Silahın Ahlakındır!

Sevgili Beşiktaş,

Dönüp, şerefli mazine bir bak.
Sen en zor günleri bile büyük bir olgunlukla atlatmayı becermiş ulu bir çınarsın.
Maç almak, maç vermek, berabere kalmak….Bunlar neymiş? Sen bunların çok üstündesin..
Ne gasbedilen penaltılar yakabilir seni, ne iptal edilen goller, ne de yanlış çalınan düdükler.
Kafana takma bunlara. Sinirini bozma.
Paniğe kapılma.
Çık sahaya. Topa hükmet. Kartal gibi saldır yeter!
-Kudretin taraftarındır.
-Renklerin onurundur.
-En büyük silahın ise ahlakındır.
Haydi göreyim seni

Beşiktaş’ım…
Senelerdir şampiyon diyor taraftarlar… Bu sese kulak ver.
Yarıştan hiç bir zaman kopmadın, en şanssız yıllarında bile ligi, son saniyesine kadar kovaladın.
Esasen ikincilik, üçüncülük ne yazar? Birincilik ne ifade eder? Birinci sınıf olmak daha güzel değil mi?

Unutma ki sen delikanlı adamısın.
Bana sorarsan, en büyük kabadayısın.
Çünkü efendisin… İstanbul efendisisin.
Gün doğuyor, haydi.

Taze bir başlangıç yap.
Sonra da dön büyüttüğün nesillere bak. Nasıl ki beraber büyüdük biz bu yollarda… Nasıl ki beraber ıslandık yağan yağmurda… İşte şimdi sıra geldi yepyeni ufuklara.
Geleneksel Türk yapısında çagdaşlıga açılan her pencere, Atatürk gençligine armagan olsun.
Hedefin Trabzonspor’u yahut Fener’i Galatasaray’ı yenmek değildir.
Hedefin Beşiktaş’ı aşmaktır…
Futbolcundan teknik direktörüne kadar, yöneticinden taraftarına kadar, malzemecinden kulüp başkanına kadar..

Hepinizin gözlerinden öperim.

Rauf Tamer – 1996 Hürriyet