May 26
Ellerin ellerimdeydi -hadi dur artık zaman, sonsuz olsun bu an- serzenişteydim, Yarabbim! Durdursak şu zamanı? Kabul olmamıştı..
- Ben gidiyorum..
- Gitmesen olmaz mı (diyemedim)
Yine kaldım ortada, duam kabul olmamıştı, elma şekeri elinden alınmış çocuk misali yırtındım durdum. Oynamak istemiyordum ben bu oyunu. Hani hep sana kavuşmaya niyetlenmişken, olmamalıydı bu mutsuz sonlar.. devamını oku »
May 21
“Kendine iyi bak” bir “veda” değil “elveda” cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde…
“Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. İstesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.“ devamını oku »
May 19
Neydi beni bu denli sıkıştıran? Kalbimde sızlayan o feci acı neyin tarifesiydi? Böyle şeylerin faturası neden bana kesildi?
Sessiz gecelerin çığlıkları hep bende odaklanıyor. Acaba neresi yanlış..? İşte bu soru damarlarımdaki bütün kanı soğuttu bi an.. Peki neydi bunun sebebi.. Nefsime karşı koyamıyorum ve hep yenik düşüyorum. Mağdurum… Bir kalp verilmişti neden bir başkasının istiyorum ki.. devamını oku »
May 16
Nefes almak istiyorum. Adin hep boğazımı düğümlüyor. Konuşamıyorum, oysa çok ihtiyacım var karşıma alıp seninle konuşmaya… Ya da hıçkırasıya ağlasam karşında. Hepsi ihtiyaç bunların. Oysa yoksun artik, ne özlemek kaldı senden geriye, ne de acındırmaya gerek kaldı ağlamaklı tavırlarla. Yoksun artik, neden ağlamıyorsam, bilmiyorum ama çözüm üretiyorum hep ağlamamak için. Fotoğraflarına bakıyorum, konuşmalarımızı okuyorum, vay be demek için.
devamını oku »
Son Yorumlar